
Aldatmak…
Bir anlık bir heves değildir.
Bir zaaf hiç değildir.
Aldatmak, insanın kendisiyle yüzleşemediği yerde açılan bir kaçış kapısıdır.
İnsan eşini aldatır.
Ama ondan önce;
annesini, babasını,
kardeşini,
en yakın dostunu…
Ve en sonunda da kendini.
Çünkü aldatmak, bir başkasına yönelmekten çok daha fazlasıdır.
Aldatmak, “Ben buradayım ama içimde değilim” demenin başka bir yoludur.
İnsan neden aldatır?
Çünkü eksik hisseder.
Çünkü yetersizliğini taşıyamaz.
Çünkü görülmediğini sanır.
Ama asıl acı olan şudur: çoğu zaman görülmeyen, kendi kalbidir.
İnsan duymadığı sesi başka bir bedende arar.
Kendi içindeki boşluğu bir başkasının ilgisiyle doldurabileceğini sanır.
Ama bilmez ki…
Boşluk, boşlukla dolmaz.
Tasavvuf burada çok net konuşur:
İnsan dışarıda aradığını, içinde kaybettiği için arar.
Aldatan insan çoğu zaman kötü değildir.
Ama cesur da değildir.
“Ben mutsuzum” demeye cesareti yoktur.
“Ben eksiğim” demeye dili varmaz.
“Benimle ilgilen” demek yerine,
bir başkasının bakışıyla kendini geçici olarak var eder.
Toplum da bu kaçışı besler.
“Erkektir yapar” diye meşrulaştırır.
“Kadın susar” diye normalleştirir.
Ayıbı saklar ve bununla birlikte yarayı derinleştirir.
Oysa aldatmanın kazananı yoktur.
Aldatan da yara alır, aldatılan da.
Ve en can yakıcı soru burada durur:
İnsan, kendisine yapılmasını ister miydi?
Cevap neredeyse her zaman aynıdır:
Hayır.
Çünkü aldatmak empatiyle yapılmaz.
Vicdan devredeyken aldatma olmaz.
Kalp uyanıksa, insan durur.
İnanç açısından bakıldığında mesele daha da ağırlaşır.
Çünkü burada bir emanet vardır.
Bir kalp emanettir.
Bir bağ emanettir.
Bir söz emanettir.
Ve emanete ihanet, sadece karşıdakine değil, insanın kendi vicdanına, kendi ahlakına, Rabbine verdiği söze de dokunur.
Belki de asıl soru şudur:
İnsan neden aldatır değil… insan neden kendisine dahi dürüst olmaktan bu kadar korkar?
Çünkü dürüstlük rahat bozucudur.
Ama iyileştirir.
Unutma…
İnsan birini aldatırken aslında bir ilişkiyi değil,
kendi içindeki hakikati terk eder.
Ve hakikatten kaçan herkes, eninde sonunda en ağır yüzleşmeyi
kendi kalbinde yaşar.
Sinem Boyan
İletişim Eğitmeni
Sahne Koçu
Program Yapımcısı
Yorumlar
Kalan Karakter: