İnsan bazen öyle insanlar görür ki…
Üzerinde gösterişli hayatların elbisesi vardır ama içi ıssız bir harabe gibidir.
Ve bazen öyle sade elbiseler görürsün ki…
İçindeki insanın ışığı göz kamaştırır.
Ben artık şunu biliyorum:
İnsanı insan yapan, giydiği değil; dokunduğu kalplerdir.
Dostluk da tam burada başlıyor işte…
Kapıların kapandığı, yolların daraldığı, nefesinin ufka çarptığı bir anda bir el uzanır ya sana…
İşte o el, dünyanın en değerli hazinesidir.
Zor gün dostluğu, sesini yükseltmez.
Gösteriş yapmaz.
Hesap tutmaz.
Sadece gelir…
Sessizce, gönlün yanına oturur.
Oturduğu yer bile ısınır.
Hayat bana defalarca şunu fısıldadı:
Yakınındaki bir dostun acısını görüp de yanına gitmek, dünyadaki en büyük insanlık sınavıdır.
Çünkü herkes mutlu olana koşar;
Kimse düşenin yanında kalmak istemez.
Oysa düşen kişinin yanına çömelmek, insanın kendi gururunu yere bırakıp gerçek yüreğini eline almasıdır.
Bazen bir dostunun acısını fark etmek, ona çözümler sunmaktan çok daha değerlidir.
Bazen bir çayın buharı, bir omzun sıcaklığı, bir bakışın “Sen yalnız değilsin,” deyişi bütün duaların kabulü olur.
Ve ben şunu gördüm:
İnsan, zor gününde kimsenin gelmemesiyle değil, kendisi gidilebilecekken gitmemesiyle eksilir.
Kendi insanlığını kaybettiğin an, dünyanın bütün alkışları boş gelir.
Ama zor günde bir dostun elini tuttuğun an…
İşte o an, kendi kaderine bile iz bırakmış olursun.
Mevlânâ der ki:
“Bir gönül al; çünkü gönül, Allah’ın sarayıdır.”
Ve başka bir yerde:
“Birinin yükünü hafifletirsen, kendi yükün de hafifler.”
Dostluk dediğin şey, bir kapı aralamaktır aslında.
Birinin karanlığına küçücük bir kandil koymaktır.
O kandilin ışığında, hem onun yolu aydınlanır hem senin yüzün.
Hayat bazen bizi birbirimize emanet eder.
Bazen bir dostun gözyaşında kendi çocukluğunu görürsün;
Bazen onun suskunluğunda kendi kırgınlığını.
Ve anlarsın ki:
Biz birbirimizi iyileştirmek için gönderilmişiz bu dünyaya.
Dostluklarımızı rüzgâra teslim etmeyelim;
Gönlümüz, gönül gönüle verenlerden yana olsun.
Birinin karanlığına ışık olmanın şerefini bilenlerden olmak dileğiyle.
SİNEM BOYAN
İletişim Eğitmeni / Program Yapımcısı / Sahne Koçu / Yazar
Dostluk, İnsanın Kendi Aynasını Temizlemesidir
Yayınlanma :
05.01.2026 12:26
Güncelleme
: 05.01.2026 12:26
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: