
Değerli satranç severler ve satranç camiası,
Türk satrancının gelişimini, sporcuların emeğini ve ülkemizin uluslararası alandaki saygınlığını önceleyen, farklı kuşaklardan sporcular, antrenörler ve satranç paydaşları olarak; son dönemde Türkiye Satranç Federasyonu’nun (TSF) A Milli Kadın Satranç Takımı belirleme sürecinde ortaya çıkan uygulamalar nedeniyle ciddi kaygı duymaktayız.
Bu açıklama, yalnızca bir sporcunun meselesi değil; Türk satrancının yönetim anlayışı, liyakat ilkesi, şeffaflık standardı ve sporcu haklarının korunması açısından yaşanan sorunlara dikkat çekmek amacıyla yapılmaktadır.
Uluslararası Usta (WIM) Gülenay Aydın hakkında yürütülen süreç, bireysel bir değerlendirme olmaktan çıkmış; federasyonun karar alma yöntemleri, kriter uygulamaları ve sporcularla iletişim biçimi konusunda geniş bir güvensizlik alanı doğurmuştur.
Federasyon tarafından yapılan “henüz resmî açıklama yapılmadığı” yönündeki beyanlar, sahada fiilen alınmış kararlar ve sporculara iletilmiş bilgilerle çelişmektedir. Bu durum, şeffaflık ilkesinin zedelendiği yönünde ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.
Uluslararası Usta (WIM) Gülenay Aydın bugün Türkiye Satranç Federasyonu tarafından yapılan ve konudan habersizmiş gibi davranan açıklamaya yanıt vermek üzere Kamuoyu duyurusu yayınlıyoruz. TSF'nin "henüz resmî açıklama yapılmadığı" yönündeki beyanı, yaşanan gerçekleri örtbas etmeye yönelik bir girişim olarak değerlendiriyoruz. Federasyonun kendi toplantılarında aldığı kararlar, sporculara yapılan sözlü bildirimler ve tutarsız uygulamalar, başta Gülenay Aydın olmak üzere birçok sporcunun haklarını gasp etmekte ve Türk satrancının geleceğini zedelemektedir. Aşağıda, somut delillere dayalı olarak yaşanan sorunları ve TSF'nin yalan beyanlarını detaylandıracağım.
1. Erkek Milli Takım Toplantısındaki Kriter Değişikliği ve Emre Can'ın Dışarıda Bırakılması: TSF'nin erkek milli takımı ile yaptığı toplantıda, standart kriterlerin Önceki yıllarda 5 Sporcu yazarken (4 as + 1 yedek) 5+1 sporcu gitmiştir. Maç sayıları 13 ay üzerinden hesaplandı ancak kriter 12 yazmasına rağmen hiçbir gerekçe gösterilmeden 4+1'e indirileceği açıklanmıştır. Bu karar, milli takım oyuncusu Emre Can'ın dışarıda bırakılmasına mı yol açmıştır? Federasyon, bu değişikliği neden resmi olarak duyurmamakta ve kriterleri keyfi olarak değiştirmektedir? Bu, sporcuların eşitlik ilkesini hiçe sayan bir yaklaşım değil midir? Hem de bu toplantı kayıt altında iken.
2. 9 Şubat Kadın Milli Takım Görüşmesi ve Gülenay Aydın'ın Çağrılmaması: 9 Şubat tarihinde kadın milli takımı ile yapılan ön bilgilendirme toplantısında, asıl kadronun mart ayında belli olacağı belirtilmiş ve 4+1 sporcu alınacağı ifade edilmiştir. Ancak, Türkiye'nin en yüksek reytingli kadın satranççılarından biri olan Gülenay Aydın, bu toplantıya neden çağrılmamıştır? Federasyon, sporcuları bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemiş ve seçme sürecini şeffaflıktan uzak tutmuştur. Bu, kadın sporculara yönelik sistematik bir ayrımcılığın göstergesidir.
3. Erkeklerde Karar Verilmesine Rağmen Duyuru Yapılmaması: Erkek milli takımı için kararlar zaten alınmışken, neden bu kararlar kamuoyu ile paylaşılmamıştır? TSF'nin bugünkü açıklamasında "henüz resmi açıklama yapılmadığı" ifadesi, erkek takımı için alınan kararları gizlemeye yönelik bir yalandır. Sporcular ve camia, bu gecikmenin gerekçesini öğrenmek hakkına sahiptir. Sporculara deklere edilen asıl kadro neden resmi olarak yayınlanmamıştır?
4. Kadın Takımının Lansmanı ve Mart Ayı Ertelenmesi: Federasyon, kadın milli takımını lansman etkinlikleriyle tanıtmışken, nihai kadronun mart ayında açıklanacağını belirtmektedir. Bu, önceden alınan kararların üstünü örtmek için mi yapılmaktadır? Kadın sporcuların hakları, bu tür gecikmelerle askıya alınamaz. Hukuki suç işlediklerini gizleme çabasıdır.
5. Mart Ayı Ertelenmesinin Neden Olduğu İki Aylık Hak Mahrumiyeti: Kadro açıklamasının mart ayına ertelenmesi, sporcuların iki aylık bir süre boyunca milli takım haklarından (antrenman, kamp, destek ve uluslararası temsil fırsatları) mahrum bırakılması anlamına gelmektedir. Bu gecikme, sporcuların kariyerlerini nasıl etkileyecek? TSF, bu mahrumiyetin telafisi için ne gibi adımlar atacaktır? Bu, sporcuların motivasyonunu ve performansını doğrudan baltalayan bir ihmaldir. Bu Süreçte sürekli manipüle ettikleri 54 oyun kuralına göre sporcular iki ay maç yapmadan mı geçirecekler? Eğitim antrenman desteği neden sağlanmamaktadır?
6. Resmî Açıklama Neden Gülenay Aydın'ın İddialarından Sonra Yapıldı: TSF'nin bugünkü resmî açıklaması, Gülenay Aydın'ın konuya ilişkin kamuoyu paylaşımlarından sonra yapılmıştır. Gülenay konu ile ilgili ilk paylaşımını 02 Şubat 2026 tarihinde yapmış iken Federasyon, neden bu iddialara önceden yanıt vermemiş ve konudan "habersizmiş" gibi davranmıştır? Bu, tepkileri yatıştırmaya yönelik reaktif bir adım olup, şeffaflık ilkesine aykırıdır. Konu Meclis gündemine geldikten sonra Bakanlık tarafından da sorgulandıktan sonra neden 14 Şubat 2026 tarihinde açıklama yapmayı görmüştür? Bakanlık da bunun suç olduğunu ve yanlış yaptıklarını ilettiği için mi bu açıklama üstü kapalı bu tarihte yapılmıştır? Ailenin Hukuki süreci başlatacağı bilgisi alınması üzerine bu paylaşımın yapılması, kendilerinin yanlışlarını kabul ettiğini ve sporcunun A milli Takıma girme kriterini tutturduğunu açıkça göstermektedir.
7. 10 Şubat Tarihli Mesaja Cevap Verilmemesi: 10 Şubat 2026 tarihinde TSF'ye resmi olarak Gülenay tarafından gönderilen resmi e-postaya neden yanıt dönülmemiştir? 24 Nisan 2004 tarihinde yürürlüğe giren 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 2010 yılında devreye giren Anayasa değişikliği ile Anayasanın 74. Maddesi vatandaşların kendileriyle veya kamuyla ilgili dilekçe, şikâyet ve bilgi edinme hakkı kapsamında Sporcuların ve temsilcilerinin sorularını görmezden gelmek, federasyonun yönetim anayasal ve hukuk tanımaz yönetim anlayışını yansıtmaktadır. Bu sessizlik, yaşanan haksızlıkların kabulü olarak mı yorumlanmalıdır? Kadın Milli takım toplantısında 5 sporcuya hangi destekleri istediklerini federasyona bildirmeleri istenmiş olup Gülenay Aydın’a neden sorulmamıştır? Fethi Apaydın erkekler ile yapılan toplantıya sonuna kadar katılmasına rağmen kadınlar toplantısında neden iki dakika girmiştir? Sorumluluğu üstüne almamak yada toplantıyı resmileştirmek istemediğinden midir?
8. Sözlü veya Yazılı Bilgilendirme Yapılmaması: Tüm süreç boyunca ne sözlü ne de yazılı bir bilgilendirme yapılmamıştır. Sporcular, kriter değişiklikleri ve kararlar hakkında neden karanlıkta bırakılmıştır? TSF, talimatlarına göre şeffaf olması gerekirken, bu yükümlülüğünü neden yerine getirmemiştir?
9. Kriter de tutarsızlık; Kriterde belirtilen 54 oyun neye göre belirlendiği açıkça belirtilmemiş. Mağdur olan Sporcumuz Gülenay’ın Fide tarafından kabul edilen TSF nin belirtilen tarihlerinde 78 oyunu olmasına rağmen neden oyun kriteri manipüle edilmiştir. Bu kriterdeki tarih aralığı kimlere ve hangi anlayış ile esneklik gösterilip 13 ay olarak değerlendirilmiştir. Bu kritere göre de hangi sporcuların hakkı yenmiştir? Buradaki hukuksal sorumsuzluğun nedeni olan yönetim TSF kurumunun kurum kimliğine zarar verip saygınlığını kaybetmesine sebep olmamış mıdır? Spor camiasında ve sporcular arasında güveni zedeleyip, yönetimdeki kişilerin kişisel hırslarının ve egolarının yansımasına mı dönüşmüştür?
10. Görev ve Sorumluklar; Yukarıdaki tüm açıklamalar doğrultusunda başkan ve yönetimin camiayı ve sporcuları koruyan tavırdan daha çok görevi kötüye kullanma ve sporcuları kendi anlayış ve düşüncelerine göre ötekileştirip. Genç sporcuların itibarını zedeleyip kariyerlerine set çekme eylemi değil midir? Özellikle kadın sporcuların duygusal olarak daha çök etkileneceği aşikâr iken yapılan muamele ve yaklaşım sporcumuzu bilinçli ve taksirli yıpratma girişimi değil midir?
Bu sorunlar, TSF'nin yönetimindeki derin tutarsızlıkları ve kadın sporculara yönelik ayrımcılığı gözler önüne sermektedir. Gülenay Aydın, Türkiye'nin gururu olan bir sporcu olarak, reytingi ve başarılarıyla milli takıma layıktır. Ancak federasyonun keyfi kararları, onun gibi birçok yeteneğin önünü kesmektedir. Kamuoyunu yanıltıcı açıklamalar yerine, TSF'den acil olarak şu taleplerimizi karşılamasını bekliyoruz:
• Seçme kriterlerinin derhal şeffaf bir şekilde açıklanması ve yenilenmesi.
• Gülenay Aydın ve diğer etkilenen sporculara yönelik haksızlıkların giderilmesi.
• Bağımsız bir soruşturma başlatılması ve sorumluların hesap vermesi.
• Bu paylaşımın sporcumuzu demoralize etmesinden dolayı satranca olan sevgisinin kaybolmadan ve federasyona olan inancının kurumun güvenirlik esasları doğrultusunda sağlqanması.
Satranç camiasını ve yetkilileri, bu konuya duyarlı olmaya ve yönetimden de sporcumuzdan resmi bir ÖZÜR açıklaması yapmaya davet ediyoruz. Gülenay Aydın'ın hakları, Türk sporunun geleceği için mücadele ettiğimiz bir simgedir. Konuyla ilgili gelişmeleri kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz.
Satranç Camiamızın Bilgisine.
Türk Satrancı adına kaygı duyan tüm satranç severler adına
Gürcan Engel
Saygılarımla.
Yorumlar
Kalan Karakter: