
________________________________________
1. Plansız Organizasyon: “Bu Yoğunluk Sürpriz miydi?”
Yaklaşık 3 bine yakın sporcunun katılacağı bilinen bir organizasyonda;
• Girişlerde kaos
• Yetersiz alan planlaması
• Velilerin yağmur altında bekletilmesi
• Dinlenme ve bekleme alanlarının yetersizliği
Yaşanıyorsa bu “yoğunluk” değil, plansızlıktır.
Katılımcı sayısı aylar öncesinden belli olan bir turnuvada lojistik çöküyorsa, bu teknik hata değil, yönetim zafiyetidir.
________________________________________
2. İletişim Beceriksizliği ve Üslup Sorunu
Velilerin en büyük tepkisi yalnızca organizasyona değil, yetkililerin kurduğu iletişim diline oldu.
• Sorulara net cevap verilmemesi
• Yetkililerin sert ve üstten konuşması
• “Sorunu siz çözün” yaklaşımı
• Kriz anında açıklama yapılmaması
• Velilere üst perdeden pişkin pişkin cevap verilmesi
• “Bizim sorunumuz değil biz salondan sorumluyuz” açıklamaları
Bir spor federasyonu yöneticisinin temel görevi krizi yönetmektir. Krizi inkâr etmek ya da velileri suçlamak değil.
Veliler çocuklarını emanet ediyor. Karşılığında azarlanmaya değil, saygıya ihtiyaç var.
________________________________________
3. Güvenlik ve Hile İddiaları: Şeffaflık Neden Sağlanmadı?
Turnuva süresince sosyal medyada bazı maçlarda hile yapıldığına dair iddialar dolaştı. Bu iddiaların doğru ya da yanlış olması ayrı mesele; asıl mesele şu:
Bu iddialara dair şeffaf, detaylı ve kamuoyunu tatmin eden bir açıklama yapıldı mı?
Ayrıca;
• Salon güvenliğinin yetersizliği
• Elektronik cihaz kontrol prosedürleri, giriş de neden sporcular aranmadı?
• Denetim mekanizmasının işleyişinin yetersizliği
Konularında net bilgilendirme yapılmaması, spekülasyonların büyümesine zemin hazırladı.
Şeffaflık yoksa, güven de yoktur.
________________________________________
4. Başkanın Kulüplerine İmtiyaz İddiaları
En ağır tartışmalardan biri de şu:
Turnuva saat değişikliklerinin ve bazı kritik bilgilerin başkana yakın ve başkanın kulüplerine önceden iletildiği iddiası.
Eğer doğruysa bu, yalnızca etik ihlal değil; adalet ilkesinin açık ihlalidir.
Bir federasyon başkanının tüm kulüplere eşit mesafede olması gerekir.
Yakınlık üzerinden bilgi akışı sağlanıyorsa bu, sporda fırsat eşitliğini zedeler.
Adalet algısı zedelendiği an, organizasyon meşruiyet kaybeder.
Buradaki en büyük şikayetler, tur saatlerinin son dakika da değişmesi ve bu değişikliğin başkanın kulüplerinin önceden haberinin olması diğer sporcularının yaşadığı haksız rekabet anlamında. Doğal olarak başkan kendi kulüplerine rant mı sağladı? Sorunu sordurdu.
________________________________________
5. Bilgilendirme Eksikliği ve Adaletsizlik
• Saat değişikliklerinin geç duyurulması
• Program akışındaki belirsizlik
• Salon ve alan düzenlemelerinde son dakika değişiklikleri
İlk gün ilk tur yoğun yağış altında dış otelde kalan sporcular sırılsıklam alana yetişiyor 45 dakika erteleniyor ve çocuklar ıslak bir şekilde bekliyor.
3. Günün gece 02:00 de tur saati değişikliği ilan ediliyor, bu tam bir rezalet ve fiyasko. Çocuklar geceden çalışmış yattıkları saatte bilgilendirme yapmak hangi akıl ile hizmet etmektir şaşkınlık konusu olmuştur. Bunu da kendi hataları değilmiş gibi federasyonun çalışanları üzerinden duyurarak federasyon çalışanlarını ateşe atarak kendilerini aklama çalışması yarattıkları görülmüştür. Pervasızlığın, veliyi hiçe saymanın, emeğe olan saygısızlığın doruk noktasına gelen bir TSF yönetimi ve en korkuncu kurum kimliğini küçük düşüren yapılaşmanın sonucudur.
Son tur yine duyuru yok insanlar sırılsıklam salona geliyor ve yine 15 dakika ertelenmiş, duyuru yok bir şey yok akıl tutulması resmen. Başkanın kulüplerinin haberi var ama nedense?
Üstelik erteleme duyuru olmayan turlarda herkesin saati başlatılıp, gelmeyenlerin bekletilip gelince başlatılması nasıl bir tutarsız uygulamadır.
Ülkenin Cüneyt Çakır’ı olduğunu iddia eden Teknik Kurul başkanı buna nasıl müsaade eder. Direk kural tanımamazlık, iş bilmezlik, yüksek kibir ve ben bilirimin ürünü olarak yansımasıdır. Böyle Cüneyt Çakır olunuyorsa düdük asmalı yapmasın, bence kural bilmiyor demek ki.
Bazı kulüplerin bu değişikliklerden daha erken haberdar olduğu yönündeki yaygın kanaat, organizasyona olan güveni daha da sarstı.
Bu noktada federasyonun kamuoyuna açık, zaman damgalı bilgilendirme kayıtlarını paylaşması gerekirdi.
________________________________________
6. Eleştirenlere Telefon: Tehdit İddiaları
Sosyal medyada eleştiri yapan bazı kulüp temsilcileri ve velilerin aranarak baskı gördüğü iddiaları, organizasyon krizini daha da derinleştirdi.
Resmi sosyal medya hesaplarında eleştiri yapan velilerin yorumlarının silinmesi, eleştiri getiren antrenörleri gece 12:00 den sonra arayıp tehditkâr tavırlar ile üsten ve tependen konuşan danışmanlar. Antrenörleri bile çileden çıkartmış duruma getirmiştir. Antrenör arkadaşlar velilerinin sorunlarını çözemeyen TSF den dolayı sorunları çözmek ile uğraşmaktan sporcularına erişmek de zorlanıyorlardı. Haklı isyanlarını dile getirdiklerinde tehdit eden bir kurum kimliği. Çok aşağılayıcı bir yaklaşım. Kurum kimliğini hiçe saymaktır. Görevi kötüye kullanmaktır.
Eleştiri demokrasinin ve spor kültürünün parçasıdır.
Eleştiriyi bastırmak, hatayı düzeltmez; sadece büyütür.
Sadece kendinizi alkışlatan yapıya dönüştürmek için insanlara algı operasyonları yaparak algı yönetimi yaparak kurumlar yönetilmez. Kurum kimliğini ve devletin çatısında olan bir kurumun devlet nezdinde güvenirliğini yitirmesine sebep olur ki bu da devlet kurumuna zarar vermekten sorgulanması gereken bir konudur.
________________________________________
7. Başkan Neden Velilerin Karşısına Çıkmadı?
Turnuva süresince yaşanan protestolarda veliler başkanı istifaya çağırdı. Ancak en çok konuşulan konu şu oldu:
Başkan neden velilerin karşısına çıkıp açıklama yapamadı?
Kriz anında liderlik sahaya inmeyi gerektirir.
Sessizlik, sorumluluktan kaçış olarak algılanır.
Sorunlardan kaçmak, insanlar ile yüzleşememek cesareti olmayan korkak insanların psikolojik eylemidir. Sorumluktan kaçmak sizi ve kurumun kimliğini bitirir.
100 yıllık Cumhuriyet tarihinde şampiyonada protesto edilen ilk başkan olarak da tarihe geçmeyi başaran TSF başkanı. Tepkilerin odağı olmuştur.
________________________________________
8. Hijyen Sorunu ve Sağlık Problemleri
Velilerin aktardığı bir diğer önemli konu hijyen koşulları.
• Yetersiz temizlik
• Ortak alan yoğunluğu
• Tuvaletlerin yetersizliği, yeterli kabinlerin olmaması
• Hastalanan sporcular
• Turnuvayı yarıda bırakmak zorunda kalan çocuklar
Bu yalnızca organizasyon sorunu değil; çocuk sağlığı sorunudur.
Bir spor organizasyonu, katılımcıların sağlığını garanti altına alamıyorsa ciddi bir yeniden değerlendirme şarttır.
Bu sorun sadece dış otellerde kalan sporcular değil turnuva otelinde kalan sporcuların da derinden etkilemiş, ishal kusma e mide bulantıları turnuva sırasındaki tuvaletlerde ki hijyen sorunundan dolayı taşlara dokunmak sureti ile büyük bir sporcu kitlesine yayılımın hızlanmasına sebep olup hatta önceki yıllara milli takımda ve derecede olan sporcuların turnuvayı yarıda bırakmasına sebep olacak kadar vahim noktaya gelmiştir.
________________________________________
9. Büyük Maliyet, Düşük Hizmet
Ailelerin üstlendiği mali yük:
• Konaklama
• Ulaşım
• Antrenör ve kamp giderleri
Bu ekonomik tablo karşısında velilerin beklentisi “lüks” değil, profesyonel organizasyondur.
Yüksek bedel ödeyen aileler kaos değil, kalite bekler. Velilerin birçoğundan 70-80 bin TL ödemeler yapıp bu rezilliği bize yaşatamazlar isyanı ile ilgili bir sürü mesajlar aldık. Haklılar bu kadar bedel ödenen bir turnuvada böyle rezil bir organizasyonu hak etmiyorlardı.
________________________________________
10. Protestolar ve İstifa Çağrıları
Turnuva sırasında veliler tarafından yapılan protestolar ve istifa çağrıları, buzdağının görünen kısmıdır.
Bu protesto, yalnızca bir turnuvaya değil; bir yönetim anlayışına yöneliktir. Bu anlayışın sorunu bu spora gönül veren kulüplerin ve antrenörlerin sporcu kaybına ve kurum kimliğine güven kaybına yol açmıştır.
11. Turnuva Tarihi Tartışması: Sömestrin İkinci Haftası Kimin İçin Seçildi?
Belki de en fazla konuşulan ama en az resmî açıklama yapılan konu turnuva tarihiydi.
Şampiyonanın, sömestr tatilinin ikinci haftasına alınması birçok aile açısından ciddi mağduriyet yarattı.
Velilerin ortak tepkisi şu noktada birleşiyor:
• Tatil planlarının iptal edilmesi
• Ulaşım ve konaklama maliyetlerinin artması
• Küçük yaş gruplarında çocukların fiziksel ve psikolojik yorgunluğu
• Okul dönemi öncesi dinlenme süresinin ortadan kalkması
• Sporcular tatil yapamadan veliler dinlenemeden hasta olarak ayrıldıkları turnuvadan döner dönmez işlerine ve okullarına başlamak zorunda kalmışlardır.
Ancak asıl ağır iddia şu:
Turnuva tarihinin, başkana yakın kulüplerin kamp organizasyonlarını daha rahat yapabilmesi için özellikle ikinci haftaya kaydırıldığı yönündeki yaygın kanaat.
Bu iddia doğruysa, bu yalnızca etik bir sorun değil; spor yönetiminde çıkar çatışmasıdır.
Federasyon takvimi, belirli kulüplerin kamp planına göre değil; tüm sporcuların eşit şartlarda hazırlanabileceği şekilde yapılmalıdır.
Her yıl Bellek deki Granada otelindeki tadilatın 2025 mayıs ayından itibaren tadilatta olacağı bilindiği halde temmuz ayında organizasyon otelinin seçilmesi, 30-40 bin TL’den alınıp 70-80 bin TL ye satıldığı iddiaları korkutucu boyuta ulaşmıştır. Bu ön görüsü olmayan tutum başkan kendi kulüpleri ve velileri için özel bir ayrım mı yapmıştır sorusunu gündeme getirmiştir.
________________________________________
12. 7–8 Yaş Velilerinin Sözü: “Bir Daha Gelmeyeceğiz”
En sarsıcı tablo ise küçük yaş gruplarında ortaya çıktı.
7–8 yaş kategorisinde yarışan çocukların velileri arasında sıkça duyulan cümle şu oldu:
“Bir daha bu organizasyona gelmeyeceğiz.”
Bu söz, yalnızca bir serzeniş değildir.
Bu söz, satranç camiası için alarmdır.
Bu yaş grubu, sporun geleceğidir.
Satranç sevgisi bu yaşta ya kök salar ya da tamamen kaybolur.
• Organizasyon kaosu
• Hijyen sorunları
• Uzayan bekleme süreleri
• Küçük çocukların yorulması ve hastalanması
• Ailelerin maddi külfetleri, maddi manevi beklentilerin karşılanmaması
Bu deneyimi yaşayan ailelerin bir kısmı satrançtan soğuduğunu açıkça dile getiriyor.
Bir federasyon için en büyük kayıp, bir turnuva eleştirisi değildir.
En büyük kayıp, sporu bırakıp giden çocuktur.
________________________________________
13. Kaybedilen Potansiyel: Bugünün Sorunu, Yarının Milli Takım Sorunu
Bugün organizasyon hatası olarak görülen bu tablo, yarın milli takım havuzunun daralması anlamına gelir.
Her 7–8 yaş sporcusu:
• 5 yıl sonra altyapı oyuncusudur
• 8 yıl sonra gençler kategorisindedir
• 10 yıl sonra milli takım adaydır
Bugün memnuniyetsizlik nedeniyle kaybedilen her çocuk, yarının kaybedilen potansiyelidir.
Spor yönetimi yalnızca bugünü değil, 10 yıl sonrasını planlamaktır.
Turnuvanın teknik Analizleri :

















Sonuç olarak: Bu Kriz Görmezden Gelinemez
2025 yılındaki şampiyona sonrası yazdığım yazıda son 10 yılın en kötü turnuvası dediğimde başkan haksızlık ediyorsun demişti, haklıymış 100 yılın en kötü turnuvası bizi beklediğini bilmiyorduk. 5000 TL verdik Allah bilir onu da cebe attılar demek ile olmuyormuş demek ki?
Belek’te yaşananlar bir organizasyon kazası değil, yönetim anlayışı tartışmasıdır.
• Tarih planlaması tartışmalı
• İmtiyaz iddiaları ağır
• İletişim dili sorunlu
• Güvenlik ve hijyen sorgulanıyor
• Veliler protesto ediyor
• Küçük yaş grupları camiadan kopuyor
Satranç bir zekâ sporudur.
Ama yönetim, akıl ve vicdan ister.
Bir federasyonun en büyük sermayesi kupalar değil, güvendir.
Bu yaşananlar geçiştirilecek mi, yoksa gerçek bir hesaplaşma mı başlayacak? Yönetim sınıfta kaldı.
Bu yönetim güvenilirliğini, sürdürülebilirliğini kaybetmiştir. Bu kurum çatısı ve yönetim altında ismi geçen herkes de bu yaşananlar dan sorumludur. Hem kendilerinin hem de yönetime hesap sormaları gerekmektedir. Tabandaki sporcu kaybından bu yönetim ve çatısındaki herkes sorumludur. Tüm sorumluların gereğini yapması gerekmektedir.
Geldikleri gibi giderler….
Keyifli Okumalar dilerim.
Yorumlar
Kalan Karakter: