Başkalarının Kusurlarını Sayarken Kendini Kaybeden İnsan
İnsan, en çok da kendinden kaçarken yorulur.
Ama bunu çoğu zaman fark etmez.
Çünkü insanın kendisiyle yüzleşmesi zordur.
Kendi kibriyle…
Kendi kırdığı yerlerle…
Kendi eksik sevgisiyle…
Kendi karanlığıyla göz göze gelmek kolay değildir.
Bu yüzden birçok insan, hayatını başkalarının yanlışlarını inceleyerek geçirir.
Kim ne yaptı…
Kim neden öyle konuştu…
Kim neden değişti…
Kim neden vefasız çıktı…
Oysa insan, başkalarının hatalarını konuşurken kendi ruhunun sessizce yıprandığını fark etmez.
Çünkü sürekli dışarıya bakan göz, bir süre sonra içeriyi göremez hâle gelir.
Ve en tehlikeli şey şudur:
İnsan, başkasının kusuruna odaklandıkça kendisini “iyi insan” sanmaya başlar.
Oysa ortada sadece daha az görünür hâle gelmiş bir karanlık vardır.
Çünkü gerçek olgunluk, başkasının yanlışını görmek değil;
o yanlışın sende bıraktığı izi anlayabilmektir.
Bir insanın dedikodusunu yapmak kolaydır.
Ama neden sürekli yargılama ihtiyacı duyduğunu sorgulamak zordur.
Birinin bencilliğini anlatmak kolaydır.
Ama insanın kendi gizli kibriyle yüzleşmesi ağır gelir.
Çünkü insanın en ustaca sakladığı şey, kendi nefsidir.
Ve ne gariptir ki insan, bazen en çok eleştirdiği şeye dönüşür.
Merhametsizliği eleştirirken merhametsizleşir.
Kibirden şikâyet ederken kibirlenir.
Sevgisizlikten yakınırken sevgiyi tüketir.
Çünkü ruh, neye odaklanırsa zamanla biraz ona benzemeye başlar.
Tasavvufta bu yüzden şöyle derler:
“Kirli cama bakarak gökyüzünü suçlama.”
İnsan önce kendi camını temizlemelidir.
Çünkü mesele insanların kusursuz olması değildir.
Mesele, insanın kendi kusurunu görebilecek kadar hakikate yaklaşabilmesidir.
Kendine bakabilmek cesaret ister.
Çünkü insan kendi içinde sadece masumiyet görmez;
yarım kalmış taraflarını da görür.
Bastırdığı öfkesini de…
Sevilme açlığını da…
Kırdığı insanları da…
Ve işte tam o anda insan ya büyür…
Ya da yeniden başkalarının kusurlarına sığınıp kendinden uzaklaşır.
Belki de insanın gerçek yolculuğu,
başkalarının karanlığını konuşmayı bıraktığı gün başlar.
Çünkü insan, kendini tanımadan kimseyi gerçekten anlayamaz.
Ve bazen en büyük eksiklik,
insanın kendi ruhuna hiç dönüp bakmamasıdır.
Sinem Boyan
İletişim Eğitmeni • Program Yapımcısı • Yazar
Başkalarının Kusurlarını Sayarken Kendini Kaybeden İnsan
Yayınlanma :
13.05.2026 13:45
Güncelleme
: 13.05.2026 14:01
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: