Sabah uyandığınızda, gün ışığı pencerenize vuruyor ve siz günü aydınlatan ışıkları görüyorsanız şanslısınız. Elbet şehirlerin dışında, doğayla içi içe olduğumuz bir yerde horoz sesleriyle uyanmak belki daha güzel olurdu aMMa, yine de güne sevdiklerinizin varlığını bilerek ve hissederek uyanmak da ayrı bir mutluluk. Hani usta sorar ya; “ sen mutluluğun resmini yapa bilirmisin” diye, işte! sevdiklerinle birlikte yaşamayı resmetmek tuvale en güzel konu olur bence…
Bazen insan düşünür ya,tüm sevdiklerimizle sürseydi hayat, dağa, taşa, toprağa, suya karışsaydık, gün ışıklarını birlikte görseydik, türküler söyleyip, halay da birlikte kol kola, omuz omuza olsaydık diye, nasıl olurdu acaba !!!…Ama işte doğanın kanunları buna izin vermez ve sen kalanlarla birlikte yaşamı sürdürürsün . “ yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine” diyerek bir taraftan özgürlüğü bir taraftan da dayanışma ruhunu sürdürürsün.
Her ne olursa olsun yaşamak güzel şey, kuşların sesini duymak, bir türküye eşlik etmek, güzel bir yemekten tat almak, dokunmak sevgiliye mesela, sarılabilmek sevdiklerine ve dost bildiklerine, yaşama değer katabilmek, anlam yükleye bilmek mesela, çok yaşamak değil yaşadığın süre içerisinde insanca ve onurlu dura bilmek, hele de sağa sola sapmadan…kötülükleri değil, iyilikleri çoğaltarak beslemek, bir annenin çocuğunu beslemesi gibi iyiliğe emek vererek, yılmadan usanmadan; çünkü seni sen yapacak olan ve sana değer katacak olan bu emeklerindir.👍” bana dokunmayan yılan, bin yıl yaşasın “ değil, sana dokunmuşcasına hemhal olmalısın hayatı paylaştığın insanlarla..
Kendi sorunların kadar komşunun sorunlarına da sahip çıkmalısın…
Aslolan yaşamdır, hayattır diyip o yüzden yaşamak, inadına yaşamak; “ yer yüzü aşkın, sevdanın yüzü oluncaya dek yaşamak “ onurla ve sabırla ve elbette sevdiklerimize sarılarak yaşamak…
Yorumlar
Kalan Karakter: