“Sayın Özgür Özel, CHP Genel Başkanlığına seçilmenizden dolayı sizi candan kutluyor ve başarılar diliyorum. Aslında sözüme sayın diye resmi bir dil değil de sevgili başkanım diye daha içten bir başlangıç yapmalıydım. Gençliğiniz ve samimiyetiniz, içtenliğiniz bana bu duyguyu yaşatıyor.
Sizi ilk tanımam iki seçim dönemi öncesi Manisa’da ön seçim sürecinde olmuştu. İzmir’de CHP Konak İlçe Başkanlığı da yapmış olan Mali Müşavir Ali Yılmaz, İzmir’de ön seçim yerine merkezi yoklama kararı alınınca ön seçim yapılan Manisa’ya gelip aday adayı olmuştu. Ben de kendisi ile Manisa’ya gelip sizin genç bir siyasetçi olarak Manisa’da tabanda estirdiğiniz rüzgara tanık olmuştum. O zamanki intibamda yanılmadım. Genç ve samimi bir siyasetçi aynı kararlılıkla, istikrarla yoluna devam ederse sizin gibi bir gün Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne genel başkan olabilirdi.
Sevgili Özel, size bu mektubu yazma nedenim İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı tespit sürecinde bir vatandaş olarak görüşümü açıklamaktır. İzmir’de memnuniyet anketi, başarı anketi yapılırken ben de buna katkı anlamında görüşümü paylaşmak istiyorum. Bu mektubum size olduğu gibi aynı zamanda partinin merkez kuruluna ve parti meclisinedir. Karar sürecine küçük de olsa bir katkım olursa ne mutlu bana. Bu mektubumu tamamen objektif kıstaslara göre yazdığıma inanmanızı isterim. 1978 yılında abimin okuduğu İzmir’e öğrenci evine geldiğim ve ilk kez İzmir Enternasyonal Fuarı'na katıldığımdan beri İzmirliyim. İzmir’de 9 Eylül Hukuk Fakültesini bitirdim. Gazetecilik ve televizyonculukta hem çalışıp hem okudum. Belediyeci bir ailenin çocuğuyum. Babam Bursa’da belediye muhasipliğinden emekli oldu. Çocukluğum belediyede geçti. Ben de Allah nasip etti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Burhan Özfatura’nın danışmanlığını yaparak İzmir’e yerel yönetimde hizmet fırsatım oldu. Sosyal demokrat bir kişi olarak Dr. Burhan Özfatura tarafından danışmanlığa davet edilmem şunu gösteriyordu bana göre; yerel yönetimler güncel siyasi çizgi ayrımları ile değil, temel hizmet politikaları ile yönetiliyordu. Yerelden kalkınma ve bugünü değil yarına yönelik temel alt yapı yatırımları Özfatura döneminde öncelik oldu. Sevgili Özfatura kendi deyimi ile “Başkanın aptalı yeraltına yatırım yapar, uyanık olanı da makyaj yapar.” diyordu. Kentlerimiz müthiş alt yapı ihtiyacı olan, bugünü değil geleceği düşünen yatırıma ihtiyacı olan hepimizin evleridir. Sayın Tunç Soyer de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde bu anlayışla çalışmış ve metrodan, su kanalizasyon alt yapılarına kadar yoğun bir yatırım programı uygulamıştır. Bu yatırımların devamı gelmelidir.
Tunç Soyer arkadaşım olmasına rağmen bu güne kadar kendisini özel olarak ziyaret edip bir çayını dahi içmedim. Bu nedenle açıkça yazabiliyorum. İzBB başkan aday adaylarının hemen tamamını tanıyorum. Bana göre CHP yeniden mevcut başkan sayın, sevgili Tunç Soyer’i aday göstermelidir. Nedenlerini şimdi açıklamaya çalışıyorum.
1- Bir başkan için bir dönem yetmez. Çok kötü ve başarısız bir yönetim sergilememişse en az iki dönem olmalıdır. Bu görüşümü Baro’da ve Gazeteciler Cemiyetinde ve meslek örgütlerinde, sivil toplum örgütlerinde de aynen savunuyorum.
2- Tunç Soyer’in Seferihisar belediye başkanlığı döneminden sonra İzBB’deki ilk döneminin en öne çıkan özellikleri şunlar oldu: Deprem, yangın, sel, pandemi dönemlerinde adeta bütün İzmir’i seferber edip tam bir dayanışma anlayışı ile sosyal belediyeciliği uyguladı.
3- Daha yeni İspanya ve Fransa seyahatlerinden döndüm. Valensiya, Madrid ve Paris izlenimlerimde belediye çalışmalarına tanıklık ettim. İzmir Akdeniz'in İncisi bir kenttir. İzmir Avrupa kentidir. Dolayısı ile Avrupa’yı bilen, Avrupa’daki yerel yönetim başarılarını takip eden biri İzmir başkanı olmalıdır. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’de 2023 yılında Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nin oy birliğiyle Kongre'nin Bölgeler Meclisi Başkanlığı'na seçildi. Böylece aynı zamanda Bölgeler Meclis Başkanlığı ile birlikte resmi olarak Kongre Başkan Vekili de oldu. Şimdi Avrupa’nın seçtiği bir başkanı siz aday göstermezseniz bunun açıklaması nasıl olacak?
4- İzmir, Anayasamızın değişmez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez temel Cumhuriyet ve Demokrasi ilkelerinin hangi siyasi partiden olursa olsun bir bütün olarak savunan bir kenttir. Tunç Soyer de bu ilkeleri, bugüne kadar İzmir’in aydınlık yüzünü en iyi şekilde temsil etmiştir. Sağdan sola herkesten oy almıştır. İzmir solun da sağın da kalesi değil Atatürkçülüğün ve Cumhuriyetin, Demokrasinin kalesidir.
5- Tunç Soyer parti tabanının tam desteğini almıştır. Anketse en büyük anket budur. Mahalle delegeleri seçiminden, ilçe ve il başkanlığı delege seçimi süreci sonucunda en çok oyla genel kurul delegesi seçilmiştir. Yani tekrar aday gösterilirse taban büyük bir coşku ile çalışacaktır.
Sevgili Özel, benim bu saydığım nedenlerin ötesinde de bir çok olumlu nedenle sayın Tunç Soyer tekrar İzBB adayı yapılmalıdır. Bu benim görüşümdür. Kurumsal bir görüş değildir. Ben bulunduğum bütün görevlerde daima vatandaşın içinde olan, sıradan biri olarak yaşayan biriyim. Böylesi tarihi bir dönemde bilgi ve görüş aktarımı yapmayı kendime tarihi bir görev addettim. Diğer değerli CHP Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylarına da nacizene bir çağrım var: Lütfen sayın Tunç Soyer lehine adaylıktan çekilin. Şüphesiz siz de layıksınız, şüphesiz siz de talipsiniz, şüphesiz siz de şansınızı sonuna kadar kullanmak isteyeceksiniz. Ama bu önerimi gerçekçi bulup çekilirseniz en az başkan olmuş kadar vatandaşın kalbinde yer alacaksınız.
Şüphesiz iyinin daha iyisi vardır, iyi iyinin düşmanıdır. Eksiklikler ve tartışmalar, yapılması gerekenler vardır. Ama sonuçta kentler birkaç imgeyle anılır. İzmir vefanın, dayanışmanın, aydınlığın kentidir. Takdir sizindir. Şimdiden bu mektubumu okuduğunuz, veya danışmanlarınız tarafından bilgilendirildiğiniz ve dikkate aldığınız için çok teşekkür ediyorum. Her ne karar alırsanız alın hayırlısı olsun. Çok selamlarımla. Birol Keskin.”