Mülkiyet hakkı ile barınma hakkının çatıştığı kentsel dönüşümde, terazi kiracıdan yana dengeleşti. Yargı, dönüşüm nedeniyle tahliye edilen kiracıların, bina bittiğinde geri dönme hakkını "mutlak" bir hak olarak görüyor. Ev sahiplerinin, dönüşüm sürecini bir "tahliye ve kira artırma" aracı olarak kullanmasının önüne geçmek isteyen kanun koyucu, caydırıcı cezaları devreye soktu.
BİLDİRİM YAPMAYAN YANAR
Sistem şöyle işliyor: Binanız yıkıldı, müteahhit işi bitirdi, iskan alındı. Ev sahibi anahtarı cebine koyup "Kime kiraya versem?" diye düşünemez. İlk gideceği kişi, binayı boşaltan eski kiracısı olmak zorunda.
Bunu sözlü değil, noter kanalıyla yazılı olarak bildirmeli. "Dairen hazır, kiralama önceliği senin" demeli. Eğer kiracı 30 gün içinde "Hayır" derse veya cevap vermezse, ev sahibi özgür kalır. Ama bu adımı atlamadan, daha yüksek kira veren birini eve alırsa, işte o zaman tazminat çarkları dönmeye başlar.
SON KİRA NEYSE 12 KATINI ALIRSINIZ
Ödenecek ceza da azımsanacak gibi değil. Kiracı, son ödediği kira bedelinin bir yıllık toplamını (12 aylık kira) tazminat olarak talep edebilir.
Üstelik bu tazminat, kiracının devletten aldığı kira yardımlarından bağımsız. Yani hem devletten destek alıp hem de ev sahibinden tazminat kazanmak mümkün. Hukukçu Çiğdem Kezer, "Ev sahipleri bu kuralı hafife almasın, 3 yıl boyunca eski kiracının dava açma riskiyle karşı karşıya kalabilirler" uyarısında bulunuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: