İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Balçova Termal tesislerinde gazetecilerle bir araya gelerek İzmir’in su sorunu ve iklim krizinin etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. İzmir’in bulunduğu iklim kuşağının uzun süredir su stresi altında olduğuna dikkat çeken Elban, çözüm için deniz suyunun değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Deniz suyunun artık güçlü bir alternatif haline geldiğini belirten Elban, “İzmir’in su sorunu deniz suyu değerlendirilerek çözülebilir. Bugün deniz suyunu arıtma maliyeti, İZSU’nun diğer su maliyetleriyle aşağı yukarı aynı seviyeye geldi. Gelişen teknikler bu maliyetleri ciddi biçimde düşürdü. İzmir deniz suyundan yararlanarak bu sorunu çözebilir, bu konuda adımlar atılmalıdır” dedi.
“Deniz suyunu kullanmak büyük bir avantaj”
İzmir’in iklimsel koşulları gereği yağışlardaki küçük düzensizliklerin bile büyük sonuçlar doğurduğunu ifade eden Elban, “Kuzey ülkelerinde bu düzensizlikler çok hissedilmeyebilir ancak bizim gibi su stresi yaşayan bölgelerde etkisi çok ağır oluyor. Denizden arıtılarak elde edilen suyun maliyetiyle mevcut içme suyunun maliyeti neredeyse eşitlendi. Teknoloji ucuzladı, bizim su temin maliyetlerimiz ise arttı. Bu nedenle denizi kullanmak en büyük avantajlarımızdan biri” diye konuştu.
“Yağışlar su kaynaklarını beslemedi”
Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin yalnızca İzmir’i değil, tüm iklim kuşağını etkileyen ciddi bir su kıtlığına yol açtığını vurgulayan Elban, son aylardaki yağışların İzmir’in su kaynaklarına yeterli katkıyı sağlamadığını söyledi. Elban, “Son iki ayda yağan yağışların büyük bölümü sahil kesimlerine, Çeşme, Karaburun ve Alaçatı gibi bölgelere düştü ve doğrudan denize aktı. Tahtalı Barajı başta olmak üzere baraj havzalarına ve yer altı su kaynaklarının bulunduğu alanlara yeterli yağış maalesef ulaşmadı” ifadelerini kullandı.
“Yağış miktarı değil, düzensizlik sorun”
Göreve geldikten sonra su kaynaklarıyla ilgili kapsamlı bir çalışma başlattıklarını belirten Elban, tek bir çözüm yerine çok yönlü ve hızlı kararlar alınması gerektiğini söyledi. İklim krizinin yağış rejimini köklü biçimde değiştirdiğine dikkat çeken Elban, “Yıllık toplam yağış miktarı istatistiklerde çok azalmış gibi görünmeyebilir. Ancak yağışlar artık düzensiz. Eskiden yağmur saatler içinde geniş havzalara yayılırken, bugün 10 dakikada tek bir noktaya düşüyor. Bu durum felaketlere yol açıyor ama su kaynaklarını beslemiyor” dedi.
Elban, iklim kriziyle mücadelede eski üretim ve tüketim alışkanlıklarının terk edilmesi gerektiğini vurgulayarak, su yönetiminin yerel değil, ülke genelinde ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: