Kooperatifler özellikle gelişmiş ülkelerde önemli işlevler görmektedir. Dünyada yaşayan
insanların yaklaşık %12’si en az bir kooperatife ortaktır. Dünyanın en büyük 300 kooperatifinin yıllık toplam ciroları 2,1 trilyon doları geçmektedir. Dünyanın 9. büyük
ekonomisi kooperatiflere aittir. Dünya ölçeğinde bu denli geniş faaliyetlerine rağmen
Ülkemizde tarım ve gıda sektörleriyle doğrudan ilişkili 12.500’den fazla kooperatif ve üst
birlik vardır. Ancak kooperatiflerin sektörlerdeki etkileri ve etkinliği oldukça düşüktür. AB
ülkeleri içinde tarımsal üretim planlaması, üretim ve pazarlama faaliyetlerinin üçte ikisinden fazlasını, üretici örgütleri/kooperatifler yapmaktadır. Ülkemizde ise bu oran hesaba katılmayacak kadar küçüktür. Türkiye tarımının yapısal sorunları vardır; küçük ve parçalı işletmeler üreticilerin yeterli gelir elde edememesi, üreticilerin girdi ve ürünler üzerinde söz söyleme hakkının zayıf olması vb. gibi. Bu temel sorunlarla bir üreticinin / çiftçinin tek başına mücadele etmesi neredeyse imkansızdır. Benzer sorunları yaşayan kişilerin/grupların bir araya gelerek oluşturduğu taban örgütlenmeleri olan kooperatifler; kişilerin/grupların üretim ve tüketim sorunları ile hedeflerine yönelik çalışmaları daha verimli ve etkili şekilde yapmalarına olanaklar sağlamaktadır. Ülkemizde bazı bölge ve illerini dışarıda tutmak kaydıyla kooperatifçiliğin başarılı örneklerine rastlamak oldukça zordur.
Tarım ve gıda sektörlerindeki kooperatiflerin istenilen seviyede olmaması birden fazla sorunu beraberinde getirmektedir. Tarımsal üretimden kopuşlar, göçler, emeğin karşılığını
bulamaması, üretim planlamasının yapılamaması, katma değerli ürünlerin üretilmemesi,
sektörün güçlü biçimde temsil edilmemesi, kırsalın geri kalması ilk anda sayılabilecek
olumsuzluklar arasındadır. Bunlar ve benzeri olumsuzluklar, tarım ve gıda gibi stratejik bir
alanı doğrudan etkilemekte ve tehdit etmektedir. Her ne kadar GSMH içinde tarım sektörünün oranı yüzde 5-5,5 seviyelerine inmiş olsa da geleneksel bir tarımsal üretim ülkesi olan ve önemli bir üretim potansiyeline sahip Türkiye için tarım bir gelecek meselesidir.
Yaşamsal öneme sahip olan tarım ve gıdada kapsayıcı bir gelişme üretici örgütlerinin ve
elbette kooperatiflerin güçlü varlığıyla doğrudan ilişkilidir. Kooperatifçiliğin yaygınlaşması ve kökleşmesi için en başta politika yapıcılar ve kamu otoriteleri olmak üzere üreticilere, tüketicilere ve toplumun tüm kesimlerine çok ciddi görev ve sorumluluklar düşmektedir. Sosyal ve ekonomik yönlerinin iyi dengelenmesi gereken diğer bir adı “üçüncü yol” olan kooperatiflerin gelişmesi, ülkemizin gelişmesine büyük katkılar sağlayacaktır.
TARGET Yönetim Kurulu olarak, 2024 yılı Uluslararası Kooperatifler Gününde; başta Ulu
Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ülkemizin kooperatifçilik hareketinin
gelişmesinde payı olanları minnet ve şükranla anıyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: