Suriye’de Şam yönetimi ile Kürt, Dürzi ve Alevi gibi azınlıklar arasındaki tansiyon yükseliyor. Ülkenin kuzeydoğusunu kontrol eden Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve bazı azınlıklar “ademi merkeziyetçi” yönetim çağrısı yapıyor.
Türkiye’nin pozisyonu
Türkiye, sınır bölgelerinde kontrolü elinde bulunduran muhalif grupları destekliyor ve SDG’nin bağımsız bir Kürt devleti kurmasını kabul etmiyor. 13 Ağustos’ta Ankara ve Şam arasında askeri mutabakat muhtırası imzalandı. Türkiye, Şam’a silah ve lojistik destek sağlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönünü Ankara ve Şam’a dönenlerin kazanacağını belirtti.
ABD’nin yaklaşımı
ABD, Kürtler ile Şam arasındaki ilişkide arabulucu rolü üstleniyor. SDG ile müttefikliği devam ederken, ayrı bir Kürt devleti kurulmasına destek vermiyor. ABD Dışişleri, Suriye’de federal ya da özerk bir yapıyı Suriyelilerin karar vermesi gerektiğini vurguluyor.
İsrail ve İran’ın çıkarları
İsrail ve İran, Suriye hükümetini zayıf ve parçalanmış tutmayı amaçlıyor. İsrail, özellikle güneybatı ve kuzeydoğu Suriye’de askeri varlığını sürdürüyor, Dürzi ve Alevilerle sınırlı ilişkiler kuruyor. İran ise kaos ortamını kendi nüfuzunu artırmak için kullanıyor.
Bölgedeki Arap ülkelerinin tutumu
Suudi Arabistan, Katar, Ürdün ve Mısır gibi ülkeler, Suriye’de birleşik bir hükümetin olmasını destekliyor. Bu ülkeler, SDG’nin silah bırakması veya Kürt devletinin kurulmasıyla ilgilenmiyor; öncelik Suriye’nin istikrarı ve yeniden inşası.
Yorumlar
Kalan Karakter: