İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Sözcü yazarı Saygı Öztürk’e verdiği mülakatta, İzmir’de hayata geçirilmek istenen birçok projenin merkezi idarenin bazı unsurları tarafından engellendiğini söyledi. Tugay, projelerin finansmanının ve hazırlıklarının belediye tarafından yapılmasına rağmen, Ankara’da bekleyen onaylar nedeniyle yatırımların geciktiğini vurguladı.
“İZMİR CEZALANDIRILIYOR”
İzmir’in uzun süredir kamu yatırımlarında geri planda bırakıldığını dile getiren Tugay, bu yaklaşımın kentin gelişimini doğrudan etkilediğini belirtti. Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet üretme iradesine rağmen, bürokratik engellerle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
"ÜVEY EVLAT BİLE DEĞİL HASIM OLARAK GÖRÜYORLAR"
Tugay'ın açıklamalarının tamamı şu şekilde;
Ne yazık ki iktidarın bazı unsurlarınca İzmir üvey evlat bile değil, adeta ‘hasım’ olarak görülüyor. İktidarın hizmet etmeyerek İzmirliyi cezalandırma stratejisinin sonuçları ortada. Her yerel ve genel seçimde İzmir’de mum gibi eriyorlar. Ama bizim niyetimiz onlar gibi siyasi kutuplaşmadan beslenmek değil. Biz hizmet etmek istiyoruz. ‘Bırakın işimizi yapalım. Bizi kısır tartışmaların içine çekmeyin’ diyoruz. Ama o çekişmelerin içine çekilmek isteniyoruz
Aylarca, yıllarca verilmeyen onaylar nedeniyle projelere başlamamız geciktiriliyor. Projeyi biz yapıyoruz, kaynağı biz buluyoruz, her türlü cefayı biz çekiyoruz ama masa başında atılacak bir imza aylarca pazarlık konusu haline getiriliyor. Biz susup yutkunsak da İzmirli bunları görüyor, biliyor…
Siz bu şehre yatırım yapmayabilirsiniz. 20 yıl önce yapılmış projeleri evire çevire anlatarak İzmir’i çok sevdiğinize kimseyi inandıramazsınız. 2008’den beri bekleyen Halkapınar-Otogar metrosunu, ikinci çevre yolunu yapmadan, Körfez temizliğinde elinizi taşın altına koymadan İzmir Büyükşehir Belediyesi ile hizmet yarışına giremezsiniz.
ENGELLEMELERE SON VERİN
Şehrin sadece rantıyla alakadar olup, sadece satılacak arazilerle ilgilenip ekonomik karşılığı olmayan projelere sırtınızı dönerek kendinizi sevdiremezsiniz. Ama bu şehre yönelik ön yargılarınızı yıkıp bir gönül köprüsü kurma niyetiniz varsa gelin Ankara’da onay bekleyen dosyaları sümen altı etmekten vazgeçin.
BİR İYİLİK YAPIN PROJELERİN ÖNÜNÜ AÇIN
İBB’nin Buca Metro Projesi’nin inşaat, elektromekanik ve araç alımları için 610 milyon Euro’luk, Çiğli Tramvay hattında ihtiyaç duyulan araçların alımı için 125 milyon Euro’luk kredilerin onay başvurularını imzalayın.
Dinamik şarjlı elektrikli otobüs alımı için 80 milyon Euro’luk kredi onayını verin.
İhalesini 2024’te yaptığımız içinde 22 tramvay bulunan krediyi Hazin hâlâ onaylamadı. Bu nedenle avans ödenemedi ve projede ilerleme sağlanamadı. Bu engellemeye artık bir son verin.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Sasalı, Urla Atıksu Arıtma Tesisi, İzmir deniz Projeleri Kıyı Planları için beklettiği plan onaylarının imzasını atın.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığında süreci devam eden Konak, Karşıyaka ve Bostanlı iskelelerine ilişkin imar planı değişiklikleri onayını artık gündeminize alın.
Çiğli Ataşehir Mahallesi’nde imar planlarının hazırlanabilmesi amacıyla bakanlıktan talep ettiğimiz yetkiyi artık verin.
İZSU projelerine de engel olmayın. Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) tarafından finansman sağlanması düşünülen projelerden ‘Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi 4. Faz İkmal İnşaatı İşi’ projesine ilişkin 2023 yılında yapılan Hazine izin süre uzatımına dair onay talebine, yine AFD tarafından finansman sağlanması düşünülen projeler için 2024 yılında gönderilen Hazine izin yazısına, ‘Çiğli Çamur Çürütme ve Kurutma Tesisinin Revizyon İşi’ projesi kapsamında Uluslararası Finans Kurumu’ndan (IFC) 50 milyon dolar tutarında finansman bulunan projenin 2024 yılındaki Hazine’den izin talebine artık bir yanıt verin.
Dikili Atıksu Arıtma Tesisi Projesi, Dikili Kanalizasyon ve Yağmursuyu Projesi 1. 2. ve 3. Etapları için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) 66 Milyon Euro’luk kredisinin kullanılmasını sağlayacak Hazine onay yazısı da 2024 yılından beri imza bekliyor.
İZSU Genel Müdürlüğü’nün su krizine karşı yeni kuyular açmak için DSİ’ye başvuruları, içme suyu arıtma tesisi kurmak için farklı kurumlara yapılan başvurular da aylardır yanıtsız...”
GÖLGE ETMEYİN YETER
“Eğer bunu yapmayacaksanız da tüm bu zorluklara rağmen bu belediyenin nasıl yatırım yaptığını görüp en azından takdir edin. Ya da Diyojen’in dediği gibi ‘Gölge etmeyin yeter’ diyoruz.”Belediyemize bağlı itfaiye, otobüs işletmemizde, İZSU ve belediyemiz hizmet binalarında el yıkama, duş almada kullanılan su filitrasyondan geçirilerek kurulacak gri su arıtma tesisleriyle arıtılıp klozet haznesinde yeşil alanların sulanmasında kullanılacak. Bu konuda öncülük yapacağız. Bu sistemi kuracak olanlara maddi olarak bazı kolaylıklar da getireceğiz. Çünkü suyun yüzde otuzunu, yüzde kırkını bu şekilde kullanan dünyanın değişik ülkelerinde çok sayıda şehir var. Biz de buna yönelmek zorundayız.
Tarımda kullanılacak suyu da tam arıtmalardan geçirip kullanmak da mümkün. Bunları da kuracağız. Böylece oralardan da büyük ölçüde su tasarrufu yapmış olacağız. Üniversite hocalarından, meslek odalarından ‘Su Kurulu’ oluşturduk. Bu konuda düzenli bir çalışma yapılacak, öneriler doğrultusunda adımlar atılacak.”
TARIMDA HATALI SULAMA TEKNİKLERİ!
Ama tarımda hatalı sulama teknikleri var. Yanlış ürün seçimleri var. Bazı tarımsal ürünler çok su istiyor. Açıkçası Türkiye’nin geleceğinde biz şunu görüyoruz: Topraksız ve az su tüketen tarıma yönelinmeli. Başka çaresi yok. Son 20 yıla baktığımızda su bakımından hep kötüye gidiş var” diye ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: