İzmir’de su krizi etkisini artırarak sürüyor. Geçen yıl ağustos ayında başlayan planlı su kesintileri, barajlardaki su seviyelerinin korunamaması nedeniyle halen devam ediyor. 16 Ağustos 2025’ten bu yana kuraklık gerekçesiyle her gün 23.00–05.00 saatleri arasında, yüzbinlerce kişinin yaşadığı 13 ilçede dönüşümlü su kesintisi uygulanıyor.
Yaklaşık beş aydır yağışlarla birlikte baraj doluluk oranlarında artış beklenirken, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) verileri su krizinin uzun bir süre daha süreceğine işaret ediyor. İzmir’in en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı yüzde 0,78’e kadar düştü. 23 Ocak itibarıyla barajda yalnızca 2 milyon 232 bin metreküp kullanılabilir su kaldı. Geçen yıl aynı dönemde Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 14,12 olarak açıklanmıştı.
Tahtalı’nın yanı sıra diğer barajlar da alarm veriyor. Güzelhisar Barajı’nda doluluk oranı yüzde 41,98 olurken, kullanılabilir su miktarı 60 milyon 190 bin metreküp olarak kaydedildi. Ürkmez Barajı’nda doluluk yüzde 7,33’e gerilerken, sadece 605 bin metreküp su kaldı. Çeşme’nin tek içme suyu kaynağı olan Kutlu Aktaş Barajı’nda doluluk oranı yüzde 15,56, Balçova Barajı’nda ise yüzde 11,65 olarak ölçüldü. Tabanı delik ve tüneli çatlak olduğu belirtilen Gördes Barajı’nda ise doluluk oranı hâlâ yüzde 0 seviyesinde bulunuyor.
Uzmanlara göre İzmir’deki su krizinin tek nedeni yağışların azalması değil. Artan sıcaklıklar, betonlaşma ve yoğun yapılaşma kentsel ısı adası etkisini artırarak yağış oluşumunu olumsuz etkiliyor. Nüfus artışı, turizm ve sanayi faaliyetleri nedeniyle yıl boyunca yüksek seyreden su talebi, yağışların azalmasıyla birlikte krizi derinleştiriyor. Doğal alanların azalması ve eski altyapılardaki yüksek kayıp-kaçak oranları da kuraklığın etkisini artıran unsurlar arasında yer alıyor.
Yetkililer, yağışlar normale dönse bile barajların ve yer altı su kaynaklarının toparlanmasının aylar hatta yıllar alabileceğine dikkat çekiyor. Kuraklıkla mücadele için su tasarrufu, kayıp-kaçak oranlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyumlu, uzun vadeli bir su yönetimi politikasının hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: