Silivri’de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) aracılığıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik tabloya dikkat çekti.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarını eleştiren İmamoğlu, mevcut yönetim anlayışının ülkeyi her alanda geriye götürdüğünü savundu. Türkiye’nin “her alanda kaybeden bir ülke olmaya devam ettiğini” ifade eden İmamoğlu, adalet sistemine duyulan güvenin ciddi biçimde zayıfladığını belirtti.
Açıklamasında ekonomik yönetimden eğitime kadar birçok başlığa değinen İmamoğlu, toplumda umutsuzluk ve gelecek kaygısının arttığını dile getirdi. “Hep daha iyiyi değil, daha kötüyü konuşan bir Türkiye yorulmuştur” diyen İmamoğlu, korku ve kaygı ikliminin toplumsal huzuru zedelediğini ifade etti.
“Seçimler İçin Ortak Akıl Şart”
İmamoğlu, seçimlerin adil, eşit ve güvenli koşullarda yapılması için muhalefete tarihi bir sorumluluk düştüğünü belirterek, “Milletin sandıktaki iradesinin eksiksiz tecellisi için hep birlikte düşünmeli ve çalışmalıyız” dedi.
Toplumsal birliğin güçlendirilmesi, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün tahkim edilmesi gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, Türkiye’nin geleceği için ortak akıl çağrısında bulundu. Açıklamasını “Türkiye’ye sahip çıkmalıyız” sözleriyle tamamladı.
İmamoğlu’nun CAO’nun X hesabı aracılığıyla yaptığı paylaşım şöyle:
"MUHALEFETE ÇAĞRIMDIR:
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve liyakatsiz ekonomi yönetiminin Türkiye’ye yaşattığı çöküş sebebiyle, her alanda kaybeden bir ülke olmaya devam ediyoruz. Ülkenin, devletin, yürütme, yasama ve yargının tek kişinin yetkisine bırakıldığı bu ucube sistemde adalet sistemine güvensizlik %80’i aşmıştır. Adaletsizlik, devletin temelini sarsacak duruma gelmiştir. Yarınların daha iyi olmayacağına inananların oranı %70’lerde, meşruiyetini kaybetmiş iktidarın oy oranı %20 seviyesindedir. Eğitimdeki derin başarısızlık, umutsuzluk ve geleceğe dair belirsizlik, gençlerimizi tüketen bir beka sorunu olmayı sürdürmektedir.
Hep daha iyiyi değil, daha kötüyü konuşan, indirimleri değil zamları bekleyen Türkiye artık yorulmuştur. Korku, kaygı, endişe iklimi sebebiyle konuşamayan milletimizin mutsuzluğu, huzursuzluğu ve güvensizliği derinleşmeye devam etmektedir.
TARİHİ BİR SORUMLULUK DÜŞMEKTEDİR
Toplumsal birliği ve bütünlüğü sağlamak, Cumhuriyetimizi korumak, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü tahkim etmek, müreffeh bir Türkiye’yi yeniden inşa etmek için birlikte düşünmemiz, ortak akıl üretmemiz artık kaçınılmazdır. Seçimlerin adil, eşit ve güvenli bir ortamda yapılması için sorumluluk duygusuyla çalışmak muhalefet olarak hepimizin tarihi sorumluluğudur.
Milletin sandıktaki iradesinin eksiksiz tecellisi için hep birlikte düşünmeli ve çalışmalıyız. Türkiye’nin geleceği için tarihi sorumluluğumuzu gerçekleştirecek bir ortak aklı hep birlikte kurmalıyız. Türkiye’ye sahip çıkmalıyız!"
Yorumlar
Kalan Karakter: