İddiaların gerçek dışı olduğunu belirterek, ellerinde ne varsa açıklamalarını istedi ve bu tür iftiraların sahte hesaplar ve troller tarafından yayıldığını vurguladı. Başarır, CHP Genel Başkanı ve ekibine böyle bir iftiranın atılmasının kabul edilemez olduğunu, kendilerinin alnının açık olduğunu ifade etti. Ayrıca ailelerin ve çocukların bu tür iftiralarla hedef alınmasının büyük bir ahlaki çöküş olduğunu dile getirdi.
Başarır, Türkiye'de artan şiddet olaylarına da değindi ve sokakların adeta bir ‘Teksas’a dönüştüğünü söyledi. Organize suçların yaygınlaştığını ve ülkenin bu alanda üst sıralarda yer aldığını belirtti. İçişleri Bakanlığı'nın bu tür olaylar karşısında sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu, her gün farklı şehirlerde vahim olayların yaşandığını söyledi. İnternetten silah satın almanın bu kadar kolay olmasının tehlikesine dikkat çekerken, son zamanlarda polislerin bile organize suç grupları tarafından hedef alındığını vurguladı.
İzmir Körfezi'ndeki koku sorununa da değinen Başarır, bu sorunun uzun yıllardır çözülmediğini, ancak İzmir gibi önemli bir şehre yakışmadığını ifade etti. Bakanlık ve belediyenin el ele vererek bu sorunu çözmeleri gerektiğini belirtti ve CHP Genel Başkanı’nın da bu konuda ciddi çalışmalar yaptığını söyledi.
Türkiye’nin ekonomik durumu hakkında da önemli açıklamalarda bulunan Başarır, ülkenin iç ve dış borçlarının her geçen gün arttığını ve bu borç yükünün büyük bir kısmının AK Parti iktidarında oluştuğunu ifade etti. Faiz ödemelerinin Türkiye ekonomisinde büyük bir yük haline geldiğini ve bu durumun ülkenin geleceğini tehdit ettiğini söyledi. Başarır, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tasarruf çağrılarının ise halkla dalga geçer nitelikte olduğunu, kendisinin büyük bir lüks içinde yaşarken halkın ekonomik krizle boğuştuğunu belirtti.
Son olarak, Sayıştay raporları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Başarır, devletin harcamalarının şeffaf bir şekilde denetlenmediğini ve Sayıştay’ın bu süreçte görevini tam anlamıyla yapmadığını ifade etti. Devlet bütçesinin denetimsiz bir şekilde harcandığını ve Meclis’in bu harcamalar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını söyledi. Bu durumun Türkiye’nin demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini dile getiren Başarır, ülkenin yönetilemediğini ve bir an önce seçim yapılması gerektiğini vurgulayarak sözlerini noktaladı.